Eğitim

Nasıl Verimli Ders Çalışılır?

Öğrenciler sınavlar, hayatınızı korkulu rüyalarla dolu bir dönem haline getirmesin!

Zamanınızın tamamını ders çalışarak geçirmek yerine, doğru ders çalışma tekniklerini öğrenerek hem daha başarılı olabilir hem de kendinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

Hayatımızın büyük bir kısmını eğitimle geçiriyoruz.

Anaokulundan başlayarak üniversiteye kadar süren uzun bir öğrenim sürecinden geçiyoruz. Bu süreçte kaç sınav atlattık, kaç kez ter döktük, hatırlamak bile zor. Kimi sınavları rahatça geçerken, bazıları gerçek bir sınav kâbusuna dönüşebilir.

Belki de birkaç sınavda başarısız olduk ve bu dersler bizim için kabus haline geldi.

Bu zorlukları aşmak için çeşitli çıkış yolları aradık. Ailemizden destek aldık, özel dersler aldık, dershaneye gittik. Ancak durum ve seçenekler farklı olsa da, hepsi ortak bir noktada buluşuyor: Hepimiz öğrenciyiz ve gelecek nesiller de bizim gibi öğrencilik hayatı sürecek.

Peki, biz ne öğrendik?

Gelecek nesillere okul hayatıyla ilgili bırakabileceğimiz deneyimlerimiz var mı?

Örneğin, onlara ders çalışma konusunda nasıl daha etkili olabilecekleri konusunda önerilerde bulunabilir miyiz?

Elbette, eğitim hayatınızın rotasını çizebilmek için uzmanların tavsiyelerini dinleyebilir, bu deneyimlerden yararlanabilirsiniz.

Bu şekilde sınavlar, artık korkulu rüyalarınız olmaktan çıkacak ve başarılarınızı belgeleyen birer araç haline geleceklerdir.

Verimli ders çalışma nasıl olur?

Ebeveynler ve öğretmenler genellikle öğrencilerden “derslerine çok çalışıp başarılı olmalarını” beklerler. Bu beklenti, başarısızlık durumunu genellikle “yeterince çalışmamak” olarak görmelerine yol açar ve öğrenciden sürekli olarak daha fazla çalışmasını istemelerine neden olur. Ancak aslında gereken şey, “bilinçsizce çok çalışmak” değil; verimli ders çalışma yöntemlerini iyi bilmek ve bunlardan etkili bir şekilde yararlanmaktır.

Verimli ders çalışma yöntemlerini öğrenmek isteyen öğrenci, bu konuda olumlu alışkanlıklar kazanmaya kararlı olmalı ve niyetlenmelidir. Bu kararı verdikten sonra, ders çalışmasını olumsuz etkileyen veya kolaylaştıran alışkanlıklarının bir listesini yapmalıdır. Bir yanda listedeki olumsuz alışkanlıklarından kurtulma çabası içindeyken, diğer yanda olumlu alışkanlıklarını güçlendirmek için çaba harcamalıdır. Çalışma ve denemeler, olumsuz alışkanlıklar tamamen terkedilene ve olumlu alışkanlıklar sağlam bir şekilde yerleşene kadar devam etmelidir.

Verimli ders çalışma yolları

1- Hedeflerinizi belirleyin

Her çalışmanın belirli bir amaca yönelik olması gerekir. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulmak gibi hedefleri içerebilir. Bu hedefleri iyi belirleyen kişiler, kısa vadeli amaçlara ulaşarak, uzun vadeli hedeflerini, örneğin sınıf geçmek, okulu tamamlamak ve sınavı geçmek gibi, gerçekleştirmiş olurlar.

2- Planlı çalışın

Birden çok iş veya ders üzerinde aynı günde çalışmak zorunda kaldığınızda, hangisine başlayacağınızı veya nereden başlayacağınızı belirlemekte zorlanıyor musunuz?

Bu durumda, planlı çalışma konusunda eksik olduğunuzu söylemek kolaydır. Aynı anda birden fazla derse çalışmakla karşılaştığınızda, her birinin üzerinde yarattığı baskı, farklı derslere odaklanmanızı engelleyebilir ve verimsiz bir şekilde birinden diğerine geçmenize neden olabilir.

Bu kararsızlık ve karmaşayı ortadan kaldırmak için, hangi dersi ne zaman çalışacağınıza dair bir sıra belirleyerek yani karar vererek planlama yapmalısınız. Çalışma planı, ne zaman, nerede ve nasıl çalışacağınıza karar vermek anlamına gelir.

Öğrencilerin günlük, haftalık ve aylık çalışma planlarında:

  • Hangi derslere, hangi günlerde çalışacaklarını
  • Geçmiş konuların tekrarı için ne zaman zaman ayıracaklarını,
  • Sınav tarihlerini,
  • Hazırlamaları gereken ödevleri ve bu ödevlerin zamanını,
  • Planlarına ekledikleri ancak zamanında tamamlayamadıkları çalışmaları ne zaman tamamlayacaklarını,
  • Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma, sinema ve tiyatroya gitme gibi ders dışı etkinliklere ne zaman yer vereceklerini belirlemeleri gerekir. Günlük çalışma çizelgelerinde; okuldaki saatler, ders çalışma, eğlence, dinlenme, ev işlerine yardım ve uyku saatleri detaylı olarak gösterilmelidir.

3- Zamanı etkili kullanın

Öğrenciler, bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgi alanları ve yetenekleri bakımından farklıdır. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hızlıca öğrendiği bir ders, başka bir öğrenci için zor olabilir. Bir öğrenci hızlı bir şekilde yorulabilir veya çalışmak istemeyebilir.

Bu nedenle, her öğrenci kendi çalışma süresini ayarlamalıdır. Bir saat çalıştıktan sonra kısa bir mola vermek yararlı olabilir. Bu sayede dikkat dağılımı ve verim azalması engellenmiş olur.

Ders çalışmak için ayrılan süre içinde eğlenmeye ve spora da zaman ayırmak önemlidir, ancak bu süre aşırıya kaçmamalıdır.

4- Verimi azaltıcı etkenleri ortadan kaldırın

Çalışmaya başlamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, endişe, korku, aşırı heyecan, açlık, tokluk gibi etkenleri mümkün olduğunca ortadan kaldırmak gerekir.

5- Uygun bir çalışma ortamı seçin

Çalışma yeri seçimi büyük bir öneme sahiptir. Çalışma alanı düzenli, sade, sabit ve sakin olmalıdır. Ayrıca, ışık, ısı gibi fiziksel faktörler de çözümlenmiş olmalıdır. Çalışma yerinin oluşturulamaması çalışmaktan kaçmanın bir bahanesi olmamalıdır, çünkü elverişsiz koşullarda da çalışmaya alışmalıdır.

6- Dikkatinizin dağılmasına engel olun

Dikkat her zaman mevcut bir kaynaktır, ancak önemli olanın üzerinde toplanabilmesidir. İlgili ve sevilen bir konu, dikkatin dağılmamasına yardımcı olabilir. Belirli yerlerde çalışmak, gürültüsüz ortamlarda çalışmak, oturarak çalışmak, masada sadece gerekli araçları bulundurmak, işleri sıraya koymak, bitirilmemiş işlere karşı kendinizle yarışmak ve her seferinde bir tür işle çalışmak, dikkatin dağılmasını önleyen yöntemlerdir.

7- Derse hazırlıklı gidin

Başarılı olmanın bir yolu da derslerin işlenişine etkin olarak katılmaktır. Sürekli olarak pasif durumda kalan öğrencilerin konuları anlaması zor olabilir. Öğrenciler, okula gelmeden önce o gün işlenecek konuları gözden geçirmeli ve bu sayede derslere aktif bir şekilde katılmalıdır.

Hazırlık aşamasında anlamakta zorlanılan konular belirlenmeli ve bu konularla ilgili sorular hazırlanarak öğretmene sorulmalıdır. Öğretmenler, hazırlıklı ve soru soran öğrencileri daha çok seveceklerini unutmamalıdır.

8- Mutlaka not alın

Birçok öğrenci, not alma tekniklerini bilmemektedir.

Notlar alırken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Bu noktaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Anlatılanları öğretmenin ağzından çıktığı gibi değil, anlaşıldığı gibi yazmak önemlidir.
  • Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve anlamları tam anlaşılmadan not almaktan kaçınılmalıdır.
  • Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle ve fikirleri kavramaya çalışmakla geçmelidir.
  • Konu grafik, şekil, istatistik gibi bilgilere dayalı olarak anlatılıyorsa, notlar arasına bu unsurlar da eklenmelidir.
  • Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılması faydalı olabilir.
  • Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına özen gösterilmeli, önce taslak halinde notlar alınmalı ve sonra temize çekme işlemi yapılmalıdır.

Ayrıca, öğrencilerin öğrenme süreçlerini desteklemek için şu önerilere de dikkat etmeleri gerekmektedir:

9- Araç-Gereç ve Kaynaklardan Yararlanın

Basılı araçlardan yararlanmak, öğrenme ilgisini artırabilir ve zihinsel yetenekleri genişletebilir. Çizelge, grafik, harita ve resimler gibi görsel araçlar öğrenmeyi destekleyebilir.

10- Verimli Okuyun

Okuma, öğrenmenin temel bir yolu olduğundan, hızlı okuma becerisi kazanmak önemlidir. Hızlı okuma, hem anlama düzeyini artırabilir hem de zaman tasarrufu sağlayabilir.

11- Aralıklı Tekrarlar Yaparak Unutmayı Önleyin

Öğrenilen bilgilerin unutulmaması için düzenli aralıklarla tekrar yapmak önemlidir. Bu, öğrenilenleri güçlendirecek ve unutmayı engelleyecektir.

12- Zaman Düzenleme ve Planlı Çalışma

Zamanı etkili bir şekilde yönetmek için bir program oluşturmak önemlidir. Planlı çalışma, çaba, enerji ve zamanın ekonomik bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu da başarıya giden yolda önemli bir adımdır.

Öğrencilerin etkili bir çalışma planı hazırlamadan önce dikkate almaları gereken önemli öğrenme ilkeleri bulunmaktadır. Bu ilkeler, çalışma planının hangi dersin ne zaman çalışılacağı, zorlu dersler için en uygun saatlerin belirlenmesi gibi konularda rehberlik etmektedir.

  • Çalışma planı oluşturulurken, zihinsel uyanıklığın ve konsantrasyonun en yüksek olduğu saatlere odaklanılmalıdır. Bu saatler, bireyin kendi günlük ritmine göre değişebilir. Bu nedenle öğrenci, bir hafta boyunca kendini gözleyerek en verimli çalışma saatlerini belirleyebilir.
  • Her derse belirli bir süre ayrılmalıdır ve bu süre, dersin zorluğuna, konunun uzunluğuna, öğrencinin ön bilgisine ve kullanılan çalışma yöntemine bağlı olarak değişebilir. Genel olarak bir saatlik ders için iki-üç saatlik çalışma süresi önerilmektedir.
  • Çalışma süreleri aynı saatlere yerleştirilmelidir. Bu, düzenli çalışma alışkanlığı kazanmayı ve dikkatin sürekli toplanmasını kolaylaştırır. Aynı saatte çalışma alışkanlığı kazanıldıktan sonra bu saatin dışında çalışmak gerginlik yaratabilir.
  • Çalışma için ayrılacak zaman, dersin sınıfta işleneceği gün ve saate yakın olmalıdır. Dersten önce çalışma, dersin içeriğini anlama ve öğrenmeye yardımcı olabilir. Dersten sonra tekrar yapmak ise unutmayı önleyebilir.
  • En verimli çalışma aralıklı çalışmadır. Ara vermeden uzun süre çalışmak, zihinsel yorgunluğa ve dikkatin dağılmasına neden olabilir. Önerilen, 40-50 dakika çalışma sonrasında 10 dakika dinlenme süresidir.
  • Benzer iki ders üst üste çalışılmamalıdır. Farklı konular arka arkaya çalışılarak öğrenilenlerin karışması ve sıkıcılığın önüne geçilebilir.
  • Uyku, öğrenme üzerinde en az bozucu etkiye sahip etkinliktir. Öğrenci, yatmadan önce kısa bir tekrar yaparak uykuya geçer ve sabah uyandığında bir gün önceki tekrarı yaparak öğrendiklerini daha iyi koruyabilir.

Etkin bir çalışma, disiplin ve azimle gerçekleştirilir. Ancak, dinlenmeye ve eğlenmeye de zaman ayrılmadığı takdirde verimli çalışma mümkün değildir. Çalışma planı oluşturulurken, dinlenme ve eğlence için zaman ayırmak önemlidir.

Eğer bir birey sürekli olarak yorgun hissediyorsa, bu durumun nedenlerini araştırmak önemlidir. Havasız bir ortam, ağır yemekler veya yetersiz fiziksel aktivite yorgunluğa sebep olabilir. Yorgunluk ve motivasyon eksikliği nedenleri bulunabilir ve değiştirilebilir. Şimdi, yukarıda belirtilen prensipleri göz önünde bulundurarak zamanın nasıl planlanacağına dair bir inceleme yapalım.

Çalışma planı oluşturmadan önce, öğrencinin etkili ders çalışma becerilerini kazanması gereklidir. Bu beceriler, etkili öğrenmenin yanı sıra zamanın en verimli şekilde kullanılmasına da olanak tanır. Zamanı planlama sürecinin ilk adımı, önceliklerin belirlenmesidir.

Birey, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda oldukları arasında öncelik sırasını belirlemeli ve amaçlarına ulaşmak için gerekli olan aktivitelere odaklanmalıdır. Çoğu öğrenci, yapmak istedikleri ile yapmak zorunda oldukları arasında denge kurmakta zorlanır. Sosyal aktiviteler ile öğrencilik görevleri arasında seçim yapmak zorunda kalabilirler.

Örneğin, sinemaya gitmek veya geç saatte bir televizyon programını izlemek gibi eğlenceli aktiviteler, ders çalışma, sınavlara hazırlık ve ödev hazırlama gibi zorunlu aktivitelerle çakışabilir. Bu seçimler öğrencilerde çatışmaya neden olabilir.

Öğrenci, önceliklerini belirleyerek şu soruları yanıtlamalıdır: “Benim için bu etkinlikler içinde en önemlisi hangisidir? Hangi etkinliklerden vazgeçebilirim? En az önemli olan etkinlikler hangisidir?”

Önceliklerin belirlenmesi için net bir yol şu şekilde olabilir: Gelecek bir hafta için planlarınızı düşünün, yapmak istediğiniz ve yapmak zorunda olduğunuz etkinlikleri listeleyin.

Etkin dinleme, bir beceri gerektirir ve bu beceri belirli prensipler ve yöntemlerle daha etkili hale getirilebilir. İnsan iletişiminin büyük bir kısmı sözel olarak gerçekleşir, ancak bu iletişimin yarısı kısa bir süre içinde unutulabilir. Zaman geçtikçe hatırlanma oranı daha da düşer. Bu nedenle, etkili dinleme ilkelerini öğrenmek ve uygulamak, iletişimi geliştirmek için önemlidir.

Etkili dinleme, sadece duyulanları anlamak değil, aynı zamanda söylenenleri önemsemek, kavramak ve değerlendirmek anlamına gelir. Bu, aktif bir süreçtir ve öğrenciler için önemli bir beceridir. Ayrıca, etkili dinleme öğretmen-öğrenci ilişkilerini olumlu yönde etkiler. Öğrencilerin aktif dinleme alışkanlıkları, öğretmenlerin dersi daha etkili bir şekilde iletmelerine yardımcı olur.

Öğrenciler, etkin dinleme becerilerini geliştirmek için “İFİKAN” adlı bir yöntemi kullanabilirler. Bu yöntem, İleriye bak, Fikirler, İşaretler, Katıl, Araştır, Not tut olmak üzere altı adımdan oluşur.

İleriye bak adımında, öğrenci öğretmenin anlattıklarından yola çıkarak ileride neler söylenebileceğini tahmin etmeye çalışmalıdır. Bu, öğrencinin dikkatinin dağılmamasına ve aktif bir şekilde katılmasına yardımcı olur. Öğrenci, dersi önceden okuyarak sınıfa gelirse, anlatılanları daha iyi hatırlayabilir.

Fikirler adımı, öğrencinin öğretmenin anlattığı konunun ana fikrini bulmaya çalışmasını içerir. Öğrenci, ders boyunca ana fikri belirlemek için kendi kendine sorular sormalıdır.

İşaretler adımı, öğrencinin ders sırasında öğretmenin verdiği işaretlere dikkat etmesini içerir. Öğrenci, öğretmenin ses tonu, vurgular veya belirli kelimeler gibi ipuçlarına odaklanmalıdır. Bu ipuçları, sınav sorularını tahmin etmelerine yardımcı olabilir.

Bu adımların uygulanması, öğrencilere etkin bir dinleme alışkanlığı kazandırabilir ve öğrenmeyi daha etkili hale getirebilir.

“Katıl” adımı, etkin dinleyicinin sürekli olarak aktif olması gereken bir aşamadır. Pasif bir öğrenci genellikle başarı elde edemez. Öğrenci, derse zamanında gelmeli, sınıfta uygun bir yer seçmeli ve öğretmenin söylediklerine olumlu ya da olumsuz tepkiler göstererek aktif bir şekilde katılmalıdır. Bu, öğretmenin anlaşılan ya da anlaşılmayan yerleri daha iyi görmesine yardımcı olur ve öğretmeni memnun eder.

“Araştır” adımı, öğrencilerin ders sırasında çekingenlikle soru sormaktan kaçınma eğilimine karşı gelir. Öğrencilerin ders sırasında merak ettikleri veya anlamadıkları bir konu varsa, rahatça soru sormaları önemlidir. Bu, öğrencilerin eksik bilgi bırakmamalarını sağlar ve öğrenmeyi derinleştirebilir.

Son olarak, “Not Tutma” adımı, dinleme yoluyla öğrenilen bilgilerin hafızada kalabilmesi için önemlidir. Notlar, aktif katılımı sağlar ve unutmayı önler. Not tutarken dikkat edilmesi gereken faktörler arasında not kağıdının uygunluğu, düzenli not alma, dengeli dinleme ve not alma arasındaki denge, ana fikirleri ve önemli noktaları vurgulama yer alır.

Not tutma süreci öğrencilere aktif bir rol kazandırır ve öğrenme sürecini daha etkili hale getirir. Ayrıca, sınavlara hazırlık sürecinde eğitim psikologlarının önerilerini takip etmek de öğrencilere başarıya ulaşma konusunda yardımcı olabilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Web sitemiz insanlara yardımcı olabilmek ve varlığını sürdürebilmek adına reklam yayınlamaktadır. Reklam engelleyicinizi kapatarak ziyaret etmenizi rica ederiz.