I. Dünya Savaşı, yalnızca bir suikast yüzünden çıkmış değildir. Avrupa’da yıllardır biriken milliyetçilik, sömürgecilik yarışı, ekonomik ve askerî rekabet, silahlanma ve ittifak sistemi devletler arasındaki gerginliği çok artırmıştı. Avusturya-Macaristan veliahdı Franz Ferdinand’ın 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da öldürülmesi, bu gergin ortamı harekete geçiren olay oldu. Güncel MEB programında da savaşın nedenlerinin, dönemin koşulları içinde ve kanıtlara dayalı biçimde açıklanması beklenir.
Savaşın temel nedenleri
1. Milliyetçilik düşüncesi
19. yüzyılda güçlenen milliyetçilik, her milletin kendi devletini kurması veya yaşadığı toprakları kendi devletine katması gerektiği düşüncesini yaygınlaştırdı. Bu durum özellikle çok uluslu imparatorlukları zorladı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu içinde Almanlar, Macarlar, Slavlar ve başka topluluklar yaşıyordu. Balkanlarda yaşayan Sırpların birleşme isteği, Sırbistan ile Avusturya-Macaristan arasında büyük bir sorun hâline geldi.
Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki etkisinin zayıflaması da bölgede yeni devletlerin güç kazanmasına yol açtı. Sırbistan’ın Balkan Savaşları sonrasında güçlenmesi, Avusturya-Macaristan yönetiminde Sırp milliyetçiliğinin imparatorluğu parçalayabileceği endişesini artırdı. Bu nedenle Balkanlar, savaş öncesinde Avrupa’nın en hassas bölgelerinden biri olarak görülüyordu.
2. Sömürgecilik ve ekonomik rekabet
Sanayi Devrimi ile üretim yapan Avrupa devletleri; ham madde, pazar ve yatırım alanı bulmak için Afrika ve Asya’da sömürgeler edinmeye çalıştı. İngiltere ve Fransa geniş sömürge imparatorlukları kurmuştu. Birliğini geç tamamlayan Almanya ise dünya siyasetinde ve sömürge yarışında daha güçlü bir yer edinmek istiyordu.
Bu durum özellikle İngiltere ile Almanya arasındaki rekabeti büyüttü. Devletler, ekonomik güçlerini korumak ve artırmak için birbirlerini tehdit olarak görmeye başladı. Dolayısıyla savaşın arka planında yalnızca toprak anlaşmazlıkları değil, dünya ticareti ve siyasi nüfuz mücadelesi de vardı.
3. Silahlanma yarışı ve militarizm
Avrupa devletleri savaşa hazırlanır gibi ordularını büyüttü, zorunlu askerlik uygulamalarını yaygınlaştırdı ve yeni silahlar üretti. Özellikle İngiltere ile Almanya arasında deniz gücü ve savaş gemisi yapımı bakımından önemli bir yarış yaşandı. Askerî planlar, olası bir savaşta orduların çok kısa sürede seferber edilmesine dayanıyordu.
Bu anlayışa militarizm denir. Militarizmin etkili olduğu ortamda yöneticiler, diplomasi yoluyla uzlaşmak yerine hızlı hareket ederek askerî üstünlük sağlamayı daha güvenli görebiliyordu. Böylece küçük bir kriz bile devletlerin geri adım atmasını zorlaştırıyordu. İttifaklar ve silahlanma, 1914 Temmuz Krizi’nde gerginliğin yönetilmesini güçleştirdi.
4. İttifak sisteminin Avrupa’yı bloklara ayırması
Savaş öncesinde Avrupa iki büyük gruba ayrılmıştı. Üçlü İttifak içinde Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya; Üçlü İtilaf içinde İngiltere, Fransa ve Rusya yer alıyordu. Bu gruplar her durumda otomatik olarak savaşa giren değişmez yapılar değildi; ancak devletlerin kararlarını ve güvenlik hesaplarını güçlü biçimde etkiliyordu.
Örneğin Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a karşı harekete geçmesi, Rusya’nın Sırbistan’ı desteklemesi ihtimalini doğurdu. Rusya’nın devreye girmesi Almanya’yı, Almanya’nın savaşa katılması ise Fransa ve İngiltere’yi etkiledi. Böylece başlangıçta Avusturya-Macaristan ile Sırbistan arasında görünen kriz, kısa sürede Avrupa çapında bir savaşa dönüştü. İtalya ise savaşın ilk günlerinde tarafsız kaldı.
Sarajevo Suikastı: Kıvılcım olay
28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Sophie, Bosna’nın Saraybosna şehrini ziyaret ederken Gavrilo Princip tarafından öldürüldü. Princip, Bosnalı Sırp bir milliyetçiydi. Avusturya-Macaristan yönetimi, suikastı Sırbistan’a karşı harekete geçmek için bir fırsat olarak değerlendirdi.
Avusturya-Macaristan, Almanya’nın desteğini aldıktan sonra 23 Temmuz 1914’te Sırbistan’a çok ağır şartlar içeren bir ültimatom verdi. Sırbistan bazı maddeleri kabul etse de bütün talepleri kabul etmedi. Bunun üzerine Avusturya-Macaristan, 28 Temmuz 1914’te Sırbistan’a savaş ilan etti. Temmuz boyunca yürütülen diplomasi başarısız oldu ve seferberlik kararları krizi daha da büyüttü.
Yerel çatışma nasıl dünya savaşına dönüştü?
Rusya, Sırbistan’a destek vermek amacıyla ordusunu harekete geçirdi. Almanya 1 Ağustos 1914’te Rusya’ya, 3 Ağustos’ta Fransa’ya savaş ilan etti. Almanya’nın Fransa’ya ulaşmak için Belçika üzerinden ilerlemesi üzerine İngiltere de 4 Ağustos’ta savaşa katıldı. Böylece Balkanlarda başlayan kriz, Avrupa’nın büyük devletlerini içine alan genel savaşa dönüştü.
Savaş daha sonra Avrupa dışına da yayıldığı için “dünya savaşı” adını aldı. Osmanlı Devleti de 1914 sonbaharında savaşa katıldı ve mücadele Çanakkale, Kafkasya, Irak, Suriye-Filistin gibi çok sayıda cephede sürdü.
Kısaca sonuç
I. Dünya Savaşı’nın temelinde Avrupa devletleri arasındaki uzun süreli güç mücadelesi vardı. Saraybosna Suikastı savaşı başlatan tek neden değil, biriken sorunları patlatan olaydı. Bu yüzden konuyu açıklarken uzun vadeli nedenler ile kıvılcım olay ayrımını yapmak gerekir: Milliyetçilik, sömürgecilik, silahlanma ve ittifaklar uzun vadeli nedenlerdir; Franz Ferdinand suikastı ise savaşı başlatan yakın neden olarak değerlendirilir.
Kaynaklar
- Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli – T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi, 8. Sınıf
- International Encyclopedia of the First World War – July Crisis 1914
- International Encyclopedia of the First World War – Alliance System 1914
- International Encyclopedia of the First World War – War in the Balkans
